Bibliyoterapi

Yıldızların Etkileri Hakkında

| Nicolas for Hygeia | Yorum bırak

‘The Divine Ray’- Jules Ravier, ‘Lueurs Spirituelles’. Volume III. Heugel- Editions de Psyche. Paris -1934.

Peripatetik Meditasyonlarda görüşlerimize yakın ve önemli bulduğumuz tematik metinleri bir araya getirip sizlerle paylaşıyor, Hypatia’nın bahçesinde meditasyona davet eden ruhsal bir gezinti sunuyoruz.

Çeviri: Nalan Özkan Lecerf

Önsöz

‘Gittiğin yeri bilmiyorsan hiçbir rüzgar lehine olmaz.’

İlk Meditasyon

‘Göksel bedenlerin ürettiği etkiler organların tesiri altında olan zihinsel yeti ve iradenin gücüne dolaylı yoldan erişir.’

‘Aklın egemenliğinde insanoğlu her zaman göksel bedenlerin ürettiği eğilimlere karşı hareket edebilir.’

‘Yıldızlar etkiler ancak mecbur kılmaz.’ (Astra inclinant, non necessitant).

İkinci Meditasyon

‘Son konuda yıldızların ‘etkilediğini ancak mecbur kılmadığını’ öğreten yorum astrologjisinin (judicial astrology) görüşleri baltalanır. Çünkü yıldızlar insan Zihnine göre oldukça aşağı niteliktedir, aynı zamanda aşağı değerde olan bir şey derinliklerinde daha asil olamaz. Ancak insan bedenleri Hisseden Ruhu ele geçirirse ve onu çürüyen Bedenin kölesi haline getirirse eminim ki benzer bedenlerle donanmış bu yıldız bedenler tutkularını insan bedenlerine dayatırlar, çünkü o zaman yıldızların bedenleri insan bedenlerine nazaran daha asil olurlar.’

Üçüncü Meditasyon

‘… Çünkü görünüşteki hayat yıldızların gücünün etkisinde kalır. Eğer onlara karşı çıkmak istiyorsan Tanrı’nın iradesine sığınmalısın. O zaman onlar sadece birer gölgeye dönüşür ve güçlerindeki etkiyi yansıtamazlar. Zaten yansıtmayı da arzu etmezler, sadece şeytan onu arzular. Çünkü tüm Doğa Tanrı’nın iradesine boyun eğer. İnsanda var olan Tanrı İmgesi o kadar güçlü ve yücedir ki, kendisini Tanrı’nın iradesinin himayesi altına alırsa Doğa’yı yener ve yıldızlar ona itaat edip İmge’de keyiflenirler. Çünkü niyetleri kibirden kurtulabilmek ve Göklerin neşelendiği İmge’de alçakgönüllülükte canlanmaktır…’

Dördüncü Meditasyon

‘…Yaratılış Kitabı’nda Avram RABbe şunu söyler: ‘Bana ne vereceksin? Çocuk sahibi olamadım.’ Sonra RAB, Avram’ı dışarı çıkararak yanıtlar: ’Göklere bak ve yıldızları say; Onları sayabilirsen, soyun o kadar çok olacaktır demektir.’ (Yaratılış Kitabı XV-5)

Büyük Yahudi yorumcu Rachi, Midraş’ın bunun hakkında söylediğini paylaşıyor: ‘Yıldızlarda yazılı olan kaderinden çık. Yıldızlarda çocuksuz kalacağını gördün.’ İbrahim yıldızların bilgeliğinde, astrolojide, çocuk sahibi olamayacağını gördü …Yüce RAB ona dedi ki: ‘Bunun (yıldızların bilimi) üzerine değil, ismimin gizemi üzerine düşün.’

İnsanoğlu kesinlikle iki kadere sahiptir: Yıldızlardan gelen ilki astrolojik kader olup, bir şekilde kördür. İkincisi yıldızları aşıp, Kutsal İsim’den gelir. Bu insanın gerçek kaderidir ve özgür iradesi sadece bunlardan birini seçmekten ibarettir.

Kalde Uygarlığının Ur şehrinde öğrendiği astrolojiden İbrahim yıldız haritasına – veya yeryüzü kaderine göre Sarah’dan çocuk sahibi olamayacağını biliyordu. RAB onu bilgilendirmiş olsa da ona verdiği lütufla astrolojik kaderinden özgürleşip birçok çocuğun Babası olabildi.

İbrahim’in bahşedildiği lütuf Tanrı’nın Adı’nın gizemidir, üstattan öğrenciye aktarılan Kabala tohumudur. Bu lütuf yıldızların egemenliğinde değildir; kaderden bağımsızdır, çünkü ay altında bulunan dünyanın ötesinden gelir.’

Son söz

‘Uzun ve yalnız bir görev, herkesin kayıtsızlığı ve kuşkusu, red, yoldaşlar için düşmanlık, fakirlik, sessizlik ve yalnızlık. – Böyledir ölülere sunulan kutsal çalışma ve onu karşılamayan ölülerin mükafatı.

Ancak bu, Mükemmel Olan’ın etkileyici sözünün vizyonuna sahip olan kimse için nasıl bir önem taşır? Onun dölü gökyüzündeki yıldızlar gibi olacak ve çocukları kutsal dünyaya yerleşecek.

Ev sahibi değil, gönüllü olarak kaçınan misafirler yoksun bırakılmalıdır. Buna göre kutsal birliğin şöleninin duyurulmasından yükümlü olan kimse arkadaşlarıyla gelmeyenlerin hissesinden yararlanmalı.

Onların hissesi müthiş ve anlamsızmış gibi olacak, öyleyse dışarıda açlık, cefa, çaresizlik ve ölüm hüküm sürecek, ne kimse cehennemin kapılarını kapatabilecek ne de kimse cennetin kapısını açabilecek.’

Kaynaklar: Önsöz – Seneca / Birinci Meditasyon – Thomas d’Aquino, ‘Summa’ / İkinci Meditasyon – Gerhard Dorn, ‘Speculative Philosophy’, 1.Bölüm sayfa 14, ‘Magnus Opus Hermetic Sourceworks’, baskı 2008 / Üçüncü Meditasyon – Jacob Boehme, ‘Threefold life of man’, 11.Bölüm, 38.paragraftan alıntı / Dördüncü Meditasyon – Charles d’Hooghvorst, ‘The book of Adam’, Beya Editions, sayfa 31 / Son söz –  Louis Cattiaux, ‘Message Rediscovered’, XV, paragraf 45 ve 46, 45′ ve 46′.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

TÜM HAKLAR SAKLIDIR HYGEIA TURKEY 2020