Via Tecta (Kutsal Yol)

Yaşlanmak

| Nalan for Hygeia | Yorum bırak

Almanca’dan çeviri: Nalan Özkan Lecerf

Cilt buruşur. Yüzler kırışır. Saçlar ise gümüşten çizgilerle bezenir. Güney’in yaşlı kadınlarını her zaman güzel ve etkileyici bulmuşumdur. Beyaz badanalı evlerinin önünde siyah elbiseleriyle dururlar, önce sert bakışlarıyla karşılaşırsın, sonrasında büyüleyici canlılıklarına mest olursun. Vahşi. Yaşlı. Bir ejderha olduğunu çoğu zaman yüz ifadelerinden anlarsın. Kimsenin utanmadığı kırışıklıklar. Parıldayan gözler. Bir siğil. Upuzun beyaz saçlar. Bakmayı sevdiğim ve büyülendiğim yüzler. Özgün yüz ifadeleri. Yaşın güzelliği ve onuru. Tüm medya görüntülerine rağmen ‘kusurlarım’ olan kırışıklıklarımı kabul etmek, yaşlı, buruşuk ve çirkini temsil eden resimlerin karşısına kendi resimlerimi koymak, yaşlanmanın zevkine varmak bazen kolay olmuyor. Yaşlanmanın görünür belirtilerine karşı sonuçlanmayacak, anlamsız ve hasta eden bir mücadele vermek için arenaya çağrıldığımda gitmiyorum. Bu o kadar iyi geliyor ki, çünkü seyahat etmek ve dağınıklığı toplamak için çok fazla vakit kalıyor. Hayal kırıklıklıklarımı tuttuğum kutuları açıyor, içindekileri itinayla ayıklıyor, çöp olarak evimde tuttuğum ne varsa onurla gömüyorum. Halıyı dövercesine hayatımı silkeliyorum. Kendimi affediyorum. Kendime saygıyla yaklaşıyorum. Görüldüğü üzere yaşlanıyorum ve ölümlüyüm. Kayıplarım oldu, hatalar yaptım. Yaş aldıkça sorumluluğumu devretmek yerine daha fazla almaya başladım. İç dünyamda çokça, zevkle seyahat ediyorum. İpleri düğümlemek, evrene, kadın atalara, kadın ağlarına olan bağlantıları hoş tutmak, evrensel planları ve içindeki yerimi araştırmak, her daim yeni yollar aramak, kaybettiğim, bana tanıdık gelmeyen parçalarımı toparlamak… Yapılacak o kadar çok şey var ki, arenadaki zevksiz oyun için vakit kalmıyor.

Yaşlı bir kadın olarak bir gün evimin önünde oturduğumda, sarsılmaz bilgeliğim için kendime onurlu bir unvan vereceğim. Bilgelik yıllarımda içsel yolculuklarım gitgide uzayıp derinleştiğinde, deneyimli bir gezgin ve maceracı olarak en zorlu içsel vahşi doğamda güvenle ve korkusuzca ilerlerken iyi korunmuş ateşlerin başına dönmek isterim. Çin’de kırmızı elbiseli güzel yaşlı kadın olarak anılan ve kırışıklıklarını onur olarak taşıyan Ocak Tanrıçası bana ilham verecektir. İçsel dünyalar gitgide genişleyecektir. Edindiğim her parça zenginlik, içgörü, güven, bilgelik, neşe, kahkaha, hikaye, doyum – biriktirmeye bayılırım – için madde olarak zayıflayacağım ki idari cihazımın fonksiyonlarını git gide azaltayım. Ayıklayacağım. Bana ait olan, yakınımda bulundurmak istediğim ve gereksiz olan şeyleri. Ocağın başında uzun yolculuklara çıkacağım, beslemenin, dönüşmenin, şifalandırmanın son sırlarını öğreneceğim. Yeraltı dünyasına giden tanıdık yollarda daha sık yürüyeceğim. Belki de şahin pelerinine sahip Freyja gibi her seferinde gelecek hakkında biraz daha fazla bilgi getireceğim. Yarına, açılan sarmalın içine doğru dans edeceğim. Sarmalın rüzgarına kulak verip onunla uçup gideceğim.

Kaynak: “verwurzelt fliegen”, Cambra Maria Skadé / Resim: Maartje Van Dokkum, @maartje.vandokkum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

TÜM HAKLAR SAKLIDIR HYGEIA TURKEY 2020