Via Tecta (Kutsal Yol)

Ben’leşme

| Nalan for Hygeia | Yorum bırak

Son zamanlarda İnstagram hikayelerinde sıkça paylaşım yaptığımız “Westworld” dizisine ait bir sahne izledin. Buradaki ilgi çekici diyaloğun günlük hayatımıza olan transferini gerçekleştirmeden önce dizinin konusunu kısaca ele alalım.

Westworld (“Batılı Dünya” olarak birebir çevirebiliriz), zenginlerin para ödeyip Vahşi Batı’yı deneyimlemek isteyenler için tasarlanan bir tür panayır alanı, eğlence parkıdır. İnsanlar buraya tatile gelip benliklerin derinliklerinde çoğu zaman gizli tutulan macera tutkusunun peşine düşerler. Bir kasaba gibi düzenlenen Westworld’de misafirleri karşılayan ‘hostlar’dır (birebir Türkçe çevirisi ‘ev sahipleri’dir). ‘Hostlar’, son derece gelişmiş bir yapay zekaya sahip olan robotlar olup insamımsı görünümlere büründürülmüştür. Parkın ‘hikaye anlatıcılığı’ndan sorumlu olan kişiler robotlar için birer öykü yazmış olup misafirler kendileriyle etkileşime girdiğinde söz konusu anlatımın bir parçası olurlar. Deneyim  tamamlandığında robotların anıları silinir ve yeni bir gün aynı öyküyle başlar. Eğlence parkını finanse eden Delos şirketi kendiliğindenliğe (spontan konuşma ve davranışlara) çok az yer ayırmıştır.

Parkta çıkan bir sorun neticesinde bazı robotlar bilinç kazanmaya başlar. Burada izlediğimiz sahne parkın kurucularından Dr. Robert Ford (Anthony Hopkins) ve kendisinin de bir robot olduğunu henüz öğrenen, Delos şirketinin programcılık departmanının yöneticisi olan Bernard Lowe (Jeffrey Wright) arasında geçer. Sahnenin başlığı: “Bilinç yoktur (Consciousness doesn’t exist)” (1.Sezon, 10.Bölüm).

Benliğin bir kurgudan ibaret olduğunu ve bunun hem insanlar hem de robotlar için geçerli olduğunu söyler Dr. Ford ve diyaloğun sonuna doğru ekler: Robotların yaşadığı gibi bizler de insan olarak döngüler halinde yaşarız. Bu ne demek? Her günümüz farklı geçiyormuş algısına sahipsek de aslında çok benzer şekilde yaşanır. Hayatımızın başlarında bu döngü genellikle çok sıkı olup sürekli aynı ‘pattern’leri, başka bir deyişle aynı olayları deneyimleriz. Bazılarımız buna ‘kader’ deyip döngüde kalmaya devam eder. Bazılarımız ise uyanmaya başlar ve hamsterin belli bir süre sonra otomatik pilota bağlamış gibi koştuğu o tekerlekten çıkmaya çalışır. Bu noktadan sonra bazıları o döngüden çıkıp daha geniş bir döngüye girer (bu süreçte bilinç genişler), bazıları ise pes edip tekrar uykuya dalar.

Peki her birimizin döngüsü (= hikayesi, öyküsü) neye göre tasarlanır? Kendimizi algıladığımız benliğe göre. Ama benliğimiz bir kurgudan ibaretse yaşadığımız hikaye bizim hikayemiz midir? Maalesef hayır. İnsan iki buçuk yaşına kadar bir benlik algısına sahip değildir denir. Ancak bu yaştan sonra “ben”i tanımlamaya başlar, sonra da onu korumaya çalışır. Kendisini tanımlarken etrafı gözlemler, taklit eder, gösterdiği davranışlara gelen tepkileri ölçer. Bir nevi kendisini bir aynaya bakarmışçasına tarif etmeye başlar. İnsan büyüdükçe çekirdek ailesinin dışında yer alan çevreyle tanışır: kreş, okul, arkadaş çevresi, iş yeri, toplum vb. Bu kaynaklar aracılığıyla da benliğini ‘besleyecek’ girdilere sahip olur. Kendi hikayesini yaşamaya başlamış mıdır? Çoğumuz için cevap yine “maalesef, hayır”. Belli bir yaşa geldiğimizde çekirdek inançlarımız (hangi mesleğin çok para kazandırdığı; hangi yaşta evlenmek çocuk doğurmak gerektiği; cinsiyetlere biçilen rollerin mutlak doğruluğu; vb.) oluşmuştur. Söz konusu kalıpları öncelikle görmek (fark etmek), sonrasında kendi süzgecimizden geçirmek (gerçek “ben” olarak mı deneyimledim bunu yoksa bir başkasının inancını mı yaşıyorum), devamında cesaret edip kalıpları kırmak (konfor alanından çıkmak) ve onu sürdürülebilir hale getirmek gerekiyor. Ancak bu şekilde kendi hayatımızı yaşarız. Aksi takdirde döngüsü belli olan bir robottan farkımız kalmaz.

Senin “ben-leşme” hikayen nasıl oluştu? Başkalarının hayatını mı yaşıyorsun, yoksa kendi benliğini inşa etmeye başladın mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site reCAPTCHA ve Google tarafından korunmaktadır Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları uygula.

TÜM HAKLAR SAKLIDIR HYGEIA TURKEY 2020